Saat 06.30... Kilyos'ta sabah oluyor. Dışarıda yağmur atıştırıyor ve büyük ihtimalle benim gibi sabahlayanlar hariç herkes uyuyor. Peki ben niye bu saate kadar gözüme bir damla uyku girmeden oturdum ve hala oturuyorum? Neden zamanın bu kadar hızlı geçtiğini anlayamadan saatlerin böyle akıp gitmesine göz yumuyorum?
Sorun üzerimize yığılan gereksiz sorumluluklardan mı yoksa zihnimi kurcalayan detaylı fikirlerden dolayı her işimi yavaş yapmamdan mı kaynaklanıyor bilmiyorum. Hakikaten ya, niçin bir şeyleri yavaş yapıyor olmam bu kadar önemli oluyor? İşleri hızlı hızlı yapacağız diye kaçırdığımız fırsatların ne zaman farkına varacağız? Mükemmele yaklaşmak için daha fazla zamana ihtiyacımız yok mu? Bunun yavaş olmakla ne alakası var anlayamıyorum. Daha çok şeyin gerçekleşmesini sağlamak daha çok zamana mal oluyor doğal olarak. Tabi bende kötü etkisini gösteren bir diğer durum da yapılacak iş üzerine gereğinden fazla düşünüyor olmak... Hatta yapılacağın haricinde fikirlere kapılmak ve neticesinde ortaya çıkan sonu gelmez düşünce yolculuklarında kaybolmak... Hal böyle olunca ben de bazı fırsatları kaçırmaya başlıyorum. Yani ne hemen bitirmek ne de geç bitirip araya birçok etkinlik sokuşturmak faydalı değil zannımca. Acele etmeden fakat bekletmeden yapabilmek gerekli.
Bir diğer mesele de istediğimiz şeyleri istemediğimiz şekillerde yapmaya mecbur kalmak... Buna hepimiz mecbur bırakılıyoruz sanırım. Doğduğumuz andan itibaren zihnimize yerleştirilmeye çalışılan tabular ve düşünce kalıpları yüzünden her daim basit hedeflerle uğraşmak zorunda kalıyoruz. Diyelim ki fiziği çok seviyorsunuz ancak bunu yapmanız için size fırsat verilmiyor veya buna vakit ayırmakta zorlanıyorsunuz. Günün birinde karşınıza fiziği çıkarıyorlar fakat bununla birlikte sizi kocaman sorumlulukların altında bırakıyorlar. Artık fiziği yapmaktasınız ama bu sizin sevdiğiniz fizik değil, sizden onu yapmanızı isteyen programlanmış sistemlerin önünüze koyduğu fizik. Eğer önünüze konulan bu fiziği istemezseniz yahut yapamazsanız sizi fizikten mahrum bırakıyorlar. Bana kalırsa eğitim sistemlerinin en büyük sorunu da bu. Sizin neyi istediğiniz değil sizden istenilen önemli bu sistemlerde. Tabi bir bakıma bunu yapmak zorundalar çünkü bu yapılmadığı zaman çoğumuzun tembelleşmeye başlayacağı da ayrı bir gerçek... Neyse ki sadece gerçekten yapmak istediklerimi yapıyorum ve gerçekten peşinden gitmek istediğim amaçların peşinden gidiyorum. Onların dışındaki dayatmalar ise vakit kaybı olmaktan öteye gidemiyor ve ümit ediyorum ki gitmeyecek.
Evet, bu yazıyı gerçekten istediğim için yazıyorum ve bundan mutluluk duyuyorum. Tüm mesele de bu değil mi zaten?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder