Saat 06.30... Kilyos'ta sabah oluyor. Dışarıda yağmur atıştırıyor ve büyük ihtimalle benim gibi sabahlayanlar hariç herkes uyuyor. Peki ben niye bu saate kadar gözüme bir damla uyku girmeden oturdum ve hala oturuyorum? Neden zamanın bu kadar hızlı geçtiğini anlayamadan saatlerin böyle akıp gitmesine göz yumuyorum?
Sorun üzerimize yığılan gereksiz sorumluluklardan mı yoksa zihnimi kurcalayan detaylı fikirlerden dolayı her işimi yavaş yapmamdan mı kaynaklanıyor bilmiyorum. Hakikaten ya, niçin bir şeyleri yavaş yapıyor olmam bu kadar önemli oluyor? İşleri hızlı hızlı yapacağız diye kaçırdığımız fırsatların ne zaman farkına varacağız? Mükemmele yaklaşmak için daha fazla zamana ihtiyacımız yok mu? Bunun yavaş olmakla ne alakası var anlayamıyorum. Daha çok şeyin gerçekleşmesini sağlamak daha çok zamana mal oluyor doğal olarak. Tabi bende kötü etkisini gösteren bir diğer durum da yapılacak iş üzerine gereğinden fazla düşünüyor olmak... Hatta yapılacağın haricinde fikirlere kapılmak ve neticesinde ortaya çıkan sonu gelmez düşünce yolculuklarında kaybolmak... Hal böyle olunca ben de bazı fırsatları kaçırmaya başlıyorum. Yani ne hemen bitirmek ne de geç bitirip araya birçok etkinlik sokuşturmak faydalı değil zannımca. Acele etmeden fakat bekletmeden yapabilmek gerekli.
.jpg)
.jpg)
.jpg)