Bugün DeliriYorum yazacaktım; ama bu videoyu izleyince vazgeçtim DeliriYorum’dan. Zira ülkede gazeteci, haberci kisvesi altında tehditkar tavırlar takınan insanlar hakkında bir şeyler yazmanın daha hayırlı olacağı kanaatindeyim.
Aşağıda izlemiş olduğunuz (veya biraz sonra izleyeceğiniz) video, özgür fikirli insanların el altından tehdit edildiğinin ve bu tehdidin “ileri demokrasi” naraları atarak dolaşan kişilerce yapıldığının apaçık kanıtıdır. Bu, videodaki şahsiyetin de söylemleriyle ortaya çıkmaktadır. Yargının ele geçirildiğinin, insanların özgürlüğünün kısıtlanmaya çalışıldığının apaçık göstergesidir bu konuşmalar… “Ergenekon’un savcısıyım.” diyen bir diktatörün neler yapabileceğinin ispatıdır. Ülkeyi “entel magandalar”ın yönetmeye başladığının, bu entel magandaların da kendi biat kültürünü oluşturduğunun yüzümüze vurulan tokadıdır.
Aşağıda izlemiş olduğunuz (veya biraz sonra izleyeceğiniz) video, özgür fikirli insanların el altından tehdit edildiğinin ve bu tehdidin “ileri demokrasi” naraları atarak dolaşan kişilerce yapıldığının apaçık kanıtıdır. Bu, videodaki şahsiyetin de söylemleriyle ortaya çıkmaktadır. Yargının ele geçirildiğinin, insanların özgürlüğünün kısıtlanmaya çalışıldığının apaçık göstergesidir bu konuşmalar… “Ergenekon’un savcısıyım.” diyen bir diktatörün neler yapabileceğinin ispatıdır. Ülkeyi “entel magandalar”ın yönetmeye başladığının, bu entel magandaların da kendi biat kültürünü oluşturduğunun yüzümüze vurulan tokadıdır.
İstediğini hapse attırmanın rahatlığıyla konuşan insanların ülkesi olmuştur Türkiye… Siyaset meydanlarında konuşulanların ertesi gün unutulduğu günleri yaşamaktadır Türkiye… Bireylerin evlendirme programlarıyla uyutulduğu, uyumayanların da engellenerek sindirildiği bir ortamın karanlığındadır Türkiye… Ve dahası şahısların kendilerini geçtim, çocuklarının tehdit edildiği bir toplumsal yapıya bürünmüştür Türkiye…
İzlemiş olduğunuz ve birilerinin maşası olduğunu belli eden bu adam, “Bu konuyla ilgili bazı önemli büyüklerimden izin aldım.” diyerek ne kadar da güvenilir olduğunu ispatlamaya çalışıyor. Fakat yayınların taraflı yapılsa dahi tehditkar olmaması gerektiğini unutuyor. Birilerinin gücüyle konuştuğunun farkında olmasa gerek, bol keseden atıp tutuyor. Tüm bu yaptıkları onun ne kadar sabit fikirli olduğunu; kendi kendini savunamayan, başkasının borazanlığını yapan bir sefil olduğunu gözler önüne seriyor.
Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bekir COŞKUN’un 12 Şubat’ta yayımlanan ve baskıcı bir toplumun anlatıldığı yazısına ulaşabilirsiniz: (Yazının yayımlandığı dönemde Mısır’daki devrim olayları devam etmekteydi.)
NOT: Canlı yayında Başbakan Erdoğan'ın ismini kullanarak tehditler savuran Ziya Osman Açıkel'in programı yayından kaldırılmış.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder