25 Ekim 2011 Salı

Van için Herkes Tek Yürek!

Van Depremi'ne duyarlılık gösteren ve zor durumda olan depremzedelere yardım elini uzatmak isteyen vatandaşlarımız için bir liste hazırladık. Aşağıdaki kanallardan dilediğinizi seçerek yardımlarınızı en kolay şekilde Van'a ulaştırabilirsiniz:

1. KIZILAY
2868'e tüm operatörlerden boş bir SMS göndererek Kızılay'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Ayrıca havale yoluyla destek olmak isteyenler, tüm bankalardaki "Türk Kızılayı" hesaplarından bağış yapabilir. Ayni bağışlar Türk Kızılayı lojistik merkezleri ve şubeleri tarafından kabul edilecektir. Tüm Kızılay şubelerinin iletişim numaralarını buradan öğrenebilirsiniz.

2. AKUT
Tüm GSM operatörlerinden 2930'a göndereceğiniz AKUT yazan bir SMS ile AKUT'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Kredi kartını kullanarak internet üzerinden bağış yapmak isteyen vatandaşlarımız CardFinans ya da diğer banka kartlarını kullanarak bağışta bulunabilirler.

Havale/EFT için Banka Hesap Numaraları;
T. İş Bankası - Gayrettepe Şubesi - TR14 0006 4000 0011 0800 6666 63
Finansbank - Gayrettepe Şubesi - TR92 0011 1000 0000 0001 9576 70
Garanti Bankası - Ortaklar Cad. Şubesi - TR26 0006 2000 3570 0000 0029 30

3. BAŞBAKANLIK YARDIM KAMPANYASI
Başbakanlık tarafından Van’da yaşanan deprem nedeniyle başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde saptanan banka hesap numaralarına buradan ulaşabilirsiniz.

4. KARGO FİRMALARI
Yurtiçi Kargo, PTT Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo yardım gönderilerini ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktadır.

5. HÜRRİYET EVLERİ
Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan ve kış öncesinde evsiz kalan Van için Hürriyet Gazetesi de büyük bir seferberlik başlattı. Hürriyet, Van’da kış koşullarına dayanıklı, mutfak, banyo ve tuvaleti olan "Hürriyet Evleri" kuracak. Kızılay işbirliğinde başlatılan kampanya ile her biri 6 bin liraya kurulacak evler, evsiz kalan vatandaşlara sıcak bir yuva olacak.

Van Depremi - Hürriyet Gazetesi Bağış Hesapları
T. İş Bankası Mithatpaşa Şubesi
4228 - 0971947 / IBAN TR370006400000142280971947 
T.C. Ziraat Bankası Kızılay Şubesi
Hesap No 685-2868-5189 / IBAN TR060001000685000028685189
Garanti Bankası Kızılay Şubesi
Hesap adı: Van Depremi - Hürriyet
Şube: 082 Hesap No: 6294703 / IBAN TR72 0006 2000 0820 0006 2947 03

Yapacağınız ufak bir yardım zor durumdaki bir çok insanı hayata bağlayan bir umut olacaktır. Mesajımızın ulaştığı herkesi, deprem bölgesinde yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımıza yardım etmeye davet ediyoruz.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

DeliriYorum (SaçmalıYorum'suz)

Haberlerle ilgili detaylara takılmayacak olan bol haberli bir DeliriYorum’a daha hoşgeldiniz. Bu cümleyle (beceremesem de) şunu anlatmaya çalıştım: Öyle diğer DeliriYorum’larda olduğu gibi haber başlığı, açıklaması, altında da yorumlar olmayacak bu yazıda. Bu seferlik tüm yazı SaçmalıYorum tarzında DeliriYorum olacak. Öyle ya da böyle, ben DeliriYorum:

2 Temmuz 2011 Cumartesi

SAYGI VE SEVGİYLE (Y)ANIYORUZ!..


Ateşin etrafında toplanmış insanlar… Ne yaptığını bilmeyen, kafası yıkılmaz tabularla doldurulmuş ilkel bir güruh… Belki ateş ilk bulunduğunda bile bu kadar ilkel değildi insan.

İlk insan ateşten korkuyordu; katillerse aydınlıktan… Aydınlık ve laiklik düşmanı bir grup cahil, 2 Temmuz 1993 günü (akşama doğru) Madımak Oteli’ne yürümeye başladı. “Kahrolsun laiklik” ve “Türkiye Müslüman” gibi ırkçı sloganlar atarak yürüyen kalabalık grup, otel önünde toplandı. Oteli taşladı, otelin önündeki araçları ateşe verdi. Katillerin sayısı akşam saatlerinde yirmi bine yaklaşmıştı. Güvenlik güçleri önlem almıyor, olaylar durdurulamıyordu.

27 Haziran 2011 Pazartesi

Tarihteki Deliler (Kazım Koyuncu)

Şimdi hepiniz soracaksınız, “Tarihteki Deliler’de yaşayan birinin ne işi var?” diye… Tabi yaşadığımız her anın tarihin bir parçası olduğunu unutmamak gerek… Ayrıca Tarihteki Deliler bölümü için daha iyi bir deli bulamayacağıma emin olabilirsiniz. Bunun dışında geçen gün (25 Haziran), bugünkü konuğumuzun aramızdan ayrıldığını zannettiği günün yıldönümüydü.

Evet, bu kadar merak hepimize yeter. Konuğumuz, severek dinlediğimiz Kazım Koyuncu… Onu çok sevdiğimiz için onun hayatını öğrenmekte fayda var. Ben bugün size bu konuda bilgi vereceğim. Yani kendim bildiğimden değil; ben de hepiniz gibi internetten baktım, öyle anlatacağım.

23 Haziran 2011 Perşembe

Tekrar DeliriYorum...

Uzun bi aradan sonra tekrar DeliriYorum… Yazımı yazayım ve rahatlayayım tekrar… İnsan işerken de rahat oluyo okurcuklarım… :P Ama ikisinin arasındaki tek benzerlik rahatlamak… Gerçi günümüz medyasında çoğu yazar-çizer (yani “liboş tayfa“ diye adlandırdığımız kısım), bu farkı anlamamızı zorlaştırıyo galiba. ;) Neyse… Sonuçta ben, Yılmaz Özdil gibi bolca “enter” tuşuna basarak da, Yiğit Bulut gibi birilerini yalamaya çalışarak da yazı yazmıyorum. ;) Ben DeliriYorum:

Ben DeliriYorum delirmesine; ama ben mi DeliriYorum, siz mi deliriyosunuz onu anlayamadım. Yandaki kareyi facebook’ta gördükten sonra benim deliliğimin solda sıfır olduğunu düşündüm. Bu ne oğluummm?? :P Manyak mısınız lan? Hayır; “yaratıcı” desem yaratıcı değil, “sevap kazandırır” desem sevaplı bi iş değil. Çözemedim kaldım öyle… Çok yakında internette sanal namaz uygulamaları görürseniz şaşırmayın. Zira tutuculuk konusunda sınır tanımayanların internette ne kadar acayip insanlar olduğunu hepimiz görüyoruz. İsterseniz açıp bakın; dini “İslam” olan ne “quarisma”lar, ne “chılgın”lar, ne “shizophren”lerle karşılaşacaksınız alem-i internette. Ayrıca bu şahsiyetlerin bir kısmı; her fırsatta, facebook’ta “Allah (paylaşmayanın hayatı uğursuz gider)”, “Kur’an (paylaşmayan bizden değildir)” tarzı bağlantılar paylaşıyor. Hal böyle devam ederse, “%100 facebook onaylı cennete giriş testleri” de ortaya çıkacaktır ilerleyen günlerde. :P

17 Haziran 2011 Cuma

Entel Magandalar


Bugün DeliriYorum yazacaktım; ama bu videoyu izleyince vazgeçtim DeliriYorum’dan. Zira ülkede gazeteci, haberci kisvesi altında tehditkar tavırlar takınan insanlar hakkında bir şeyler yazmanın daha hayırlı olacağı kanaatindeyim.

11 Haziran 2011 Cumartesi

Madımak Yanıyor, Fikirler Sönüyor...



Geçtiğimiz hafta perşembe günü (yani 2 Haziran’da) okulumuzun geleneksel olarak gerçekleştirdiği ve kaçıncısı olduğunu bilmediğim türkü gecesini gerçekleştirdik. Her sene yapılan bu etkinlikte güzel yurdumuzun, yaratıcı sanatçılarımızın nadide eserleri söyleniyor; aynı zamanda şiirler okunuyor. Eğlenceli bir etkinlik velhasıl…

28 Nisan 2011 Perşembe

NÜKleer NÜKteler NÜKseder

Nükleer Felaketin Sonuçları

Geçtiğimiz salı Çernobil faciasının 25. yıldönümüydü. Bu facia 26 Nisan 1986'da (o zamanlar SSCB'ye bağlı olan) Ukrayna'nın Kiev ilinde günün erken saatlerinde yaşanmış nükleer bir felaketti. Bir hatalar zincirinin sonucu olan bu büyük kaza, Türkiye dahil birçok dünya ülkesini derinden etkileyecekti.

Radyoaktif bulutlar ortalıkta dolaşacak, çoğu ülke alarma geçecekti. Peki Avrupa ülkelerinin yöneticileri halklarını uyarıp önlem almaya çalışırken, bizim siyaset adamlarımız(!) nükleer tehlike karşısında neler yapacaklardı?? Dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren "Biraz radyasyon kemiklere iyi gelir." diyecekti. Başbakan Turgut Özal, "Radyoaktif çay daha lezzetlidir" yorumunu yapacaktı.

22 Şubat 2011 Salı

Gericilik Üzerine...


Prof.(!) Orhan Çeker
Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Bölüm Başkanı Prof. Orhan Çeker, "Sorunun odağında kim var? Kadın var. Kardeşim sen dekolte giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmayacaktır. Tahrik ettikten sonra sonucundan şikayet etmen makul değildir.” demiş. Ben çok da şaşırmadım açıkçası… “Neden?” diye soracak olursanız, ben din maskesi altında bu tarz olayların yaşanmasına alıştığımızı hissediyorum.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Bizden İyisi Var!..


Aramızda kalsın; ama bizden daha iyi bir site var. Hem de her konuda… ;) Aynı zamanda bizim kardeş blogumuz… Adı mı ne? BLOGUG

8 Şubat 2011 Salı

Bozulan Eğitim Sistemi, Öğretmenler, Öğrenciler…


Geçen gün -tanımadığım- bir öğretmen(!) ile bir lise öğrencisinin konuşmasına şahit oldum. “Bu normal bir şey…” demeyin; pek de normal değildi açıkçası. Aslında günümüz Türkiye’sine yakışan bir konuşmaydı; yine de garibime gitti. Burada sizlerle de paylaşmak istedim.

Öğretmen, çocuğun okuduğu okula yeni atanmıştı. Çocuk, “İnşallah bizim sınıfa vermezler sizi.” dedi. Kadın(öğretmen) da “Niye ki?” dedi. Sınıflarının çok yaramaz bir sınıf olduğunu, henüz ilk sınıf olmalarına rağmen birçok kişinin okuldan atıldığını anlatmaya çalıştı çocuk. Öğretmenin tepkisi dikkate değerdi: “Hmm… İyiymiş. Neyse zaten ben gelince daha çok kişi atılır.” gibi bir cümle kurdu yanlış hatırlamıyorsam. Sonra öğrenci ve öğretmen(!) arasındaki muhabbet bir süre daha devam etti. Öğrenci sınıf arkadaşlarının ne kadar uslanmaz olduğunu, öğretmen de kendisinin ne kadar acımasız olduğunu anlatmaya çalıştı. Anlayacağınız konuları hiç değişmedi.

7 Şubat 2011 Pazartesi

DeliriYorum (Başka Başlık Bulamıyorum)

DeliriYorum vol. 3” diye başlık atasım geldi lan. Ancak sevmiyoruz tabi böyle şeyleri… :P Zaten yozlaştıra yozlaştıra bokunu çıkardıkları Türkçe’nin sevdalısıyız biraz. Fakat yine de yeni bir karar aldım kendi çapımda: Bundan sonra DeliriYorum’u konuşma diliyle yazacam. ;) Biraz daha samimi olur belki diye… :P
Açıklamamı yaptıktan sonra ufaktan DeliriYorum: ;)

Eveeet, bugün de size kocaman bi DeliriYorum yazısı hazırladım. ;)

28 Ocak 2011 Cuma

Tarihteki Deliler (Neyzen Tevfik)


“Tarihteki Deliler”  bölümünün ilk delisi 57 yıl önce bugün ölen Neyzen Tevfik… Kendisini saygıyla anıyoruz. İzinden yürüyoruz! :P ;)

Neyzen Tevfik ya da gerçek adıyla Tevfik Kolaylı, 14 Haziran 1879 Bodrum’da doğdu. Babası Hasan Fehmi Bey, Bafra'nın Kolay nahiyesinden ve "Kolaylı" ailesinden olduğu için soyadı "Kolaylı"dır. Taşlama türünün en önemli temsilcilerinden birisi olarak bilinir. Taşlama kitaplarının yanı sıra, çeşitli taksimler ve nihavent saz semaisi ile şehnazbuselik saz semaisinin de bestecisidir.