27 Aralık 2010 Pazartesi

DeliriYorum...

DeliriYorum’un ikinci yazısını okumaya başlamış bulundunuz şu anda. Kendinize dikkat edin; zira herhangi bir saçmalama ya da muhaliflik belirtisinden Kaktüs Dikeni sorumlu değildir. :P Haa sorumlu olsa da beni ilgilendirmez. İstediğimi yazarım yani; nasıl olsa sorumluluk bizim depresife ait! :P En kısa zamanda değiştireceğiz bunu, biraz tadını çıkaralım. ;)

DeliriYorum’un oluşmasında en çok emeği geçen mizahçılara teşekkür etmem lazım… Onlar olmasaydı böyle bir yazı yazmak benim aklımın ucundan geçmezdi. Zaten mizah dergilerini okuyanlar ya da düzenli olarak takip edenler, DeliriYorum’un mizah dergilerindeki yazılara benzediğini anlamışlardır (veya düşünmüşlerdir). Tabi yalnızca benziyor; onlarınki kadar kaliteli olamayabilir. Gerçi kimi durumlarda o yazılardan çok daha kaliteli(!) olanını yazabilirim belki. :P Nitekim değişmeyen bir şey var: O da DeliriYorum’un mizahçılardan esinlenilerek oluşturulduğu… ;) Yoksa ben daha hala siyaset yazıları ya da “Hayat Güzeldir” tarzı şeylerle uğraşıyor olacaktım. :P

Her neyse işte… Bu bir miktar ilginç bilgiden sonra yavaş yavaş DeliriYorum:

29 Kasım 2010 Pazartesi

DeliriYorum...


Kaktüs Dikeni'nde yeni bir bölüm başlıyor... Adı da başlıkta ve kategoride belirttiğim gibi: DeliriYorum… ;)

Peki DeliriYorum'da neler olacak? Evet, soru güzelll (çünkü ben sordum)... Kendi sorduğum soruyu kendim cevaplayacak kadar DeliriYorum ve açıklıyorum: DeliriYorum’da blogumuzun da teması olan delilik olacak, delirenler olacak. “Ne yapıyorum ben?” diye sormayı unutanlar olacak. Olanlar olacak belki… Olmayanlar olacak. “Bütün mesele bu…” diyenler olacak. En sonunda kalan sağlar bizim olacak. Nitekim ne olacağını tam olarak ben de bilmiyormuşum, onu fark ettim. :P

Bi de bak aklıma ne geldi: DeliriYorum’da neler olmayacak o zaman? İsmindeki gibi yalnızca yorum olmayacak yavrucum… Zorla güzellik olmayacak. Kadına el kalkmayacak, kalkan el kırılacak, kırılan el kesilecek, kesilen el yerine geri gelmeyecek. Güçsüz olan ezilmeyecek. Aptal olan delirmeyecek. “Yaptım, olmayacak.” :)

Kısa ve gereksiz açıklamamızı yaptık. Şimdi sizin müsaadenizi de isteyerek DeliriYorum: