DeliriYorum’un ikinci yazısını okumaya başlamış bulundunuz şu anda. Kendinize dikkat edin; zira herhangi bir saçmalama ya da muhaliflik belirtisinden Kaktüs Dikeni sorumlu değildir. :P Haa sorumlu olsa da beni ilgilendirmez. İstediğimi yazarım yani; nasıl olsa sorumluluk bizim depresife ait! :P En kısa zamanda değiştireceğiz bunu, biraz tadını çıkaralım. ;)
DeliriYorum’un oluşmasında en çok emeği geçen mizahçılara teşekkür etmem lazım… Onlar olmasaydı böyle bir yazı yazmak benim aklımın ucundan geçmezdi. Zaten mizah dergilerini okuyanlar ya da düzenli olarak takip edenler, DeliriYorum’un mizah dergilerindeki yazılara benzediğini anlamışlardır (veya düşünmüşlerdir). Tabi yalnızca benziyor; onlarınki kadar kaliteli olamayabilir. Gerçi kimi durumlarda o yazılardan çok daha kaliteli(!) olanını yazabilirim belki. :P Nitekim değişmeyen bir şey var: O da DeliriYorum’un mizahçılardan esinlenilerek oluşturulduğu… ;) Yoksa ben daha hala siyaset yazıları ya da “Hayat Güzeldir” tarzı şeylerle uğraşıyor olacaktım. :P
Her neyse işte… Bu bir miktar ilginç bilgiden sonra yavaş yavaş DeliriYorum: